Celsus Kitaplığı ve Ötesi

Güncelleme: 23 Eylül 2020 Kategori: Yapılar ve hikayeleri
0 23 Eylül 2020

Değişik kaynaklarda kuruluş tarihi hakkında farklı rakamlar verilse bile genelde M.S 135 yıllarında yapıldığı kabul edilen Efes – Celsus Kitaplığı önemli tarihi değerdir. İzmir’in  Selçuk ilçesinde olan Efes Antik Kenti’nin en dikkat çekici yapılarından biri olan Celsus Kütüphanesi’nin mermerleri üzerinde bugün hâlâ gezebilirsiniz. 

Çünkü Celsus Kütüphanesi Anadolu toprakları üzerinde hayat bulmuş bütün uygarlıklardan günümüze kalan en değerli eserlerden biridir. Türk turizminin vazgeçilmez noktası olan Selçuk – Efes harabelerinin de restore edilmiş, güneş altında pırıl pırıl parlayan ve hayranlık toplayan en ünlü yapıları arasındadır. Böyle bir turda Efes Antik Tiyatro’sunu ve Celsus Kütüphanesi’ni  görmeden gidilmiyor. 

Çünkü bölgede mihenk taşı diyebileceğimiz bir öneme sahip olan, kültürel antik bir arşiv olarak dikkat çeken bu kitaplık, bir ilk sayılabilir.

12 Bin Eser

O zamanların kütüphanelerinde kitapların rulolar şeklinde saklandığı biliniyor. Celsus’da yaklaşık 12 bin rulo olduğu tahmin edilmektedir. Bunlar için 25 bin altın bağışlandığı da bilinenler içindedir. Roma’da halk kütüphaneleri vakıflandırma esasına göre kuruluyordu. 

Ayrıca Celsus Kütüphanesi’nin kendine göre bir kataloglama sistemine sahip olduğu da söylenmektedir. Rulolar, bu binanın aralarında bir metre boşluk bulunan çift duvarları içindeki nişlerde (oyuklarda), dolaplarda saklanır, neme, toza ve böceklere karşı korunurmuş. Efes şehir agorasının (açık çarşının) güneyinde yer alan bu kitaplık binası hemen yanında bulunan ünlü tiyatro ile de tam bir uyum sağlamakta ve Efes uygarlığının kültür düzeyini göstermektedir. Zamanında giriş kapısının önünde yer alıp bilgi, anlayış, fazilet ve aklı temsil eden dört kadın heykelinin ise bugün Viyana Müzesi’nde olduğunu bilmek üzücüdür. 

Celsus Kitaplığı – Efes

Kitaplık binası içinde adını yapıya veren Celsus’un lahdi de görülebilir. Celsus Kitaplığı sadece 150 yıl kadar amacına hizmet etti. M.S. 3. yüzyıldan itibaren tahrip olmaya başladığını da eklemek gerek. 1970’li yıllardan beri süren restorasyon çalışmaları sonucu bu yapı adeta yeniden ayağa kaldırılmıştır. 

Kütüphane mimari açıdan bakıldığında gayet zarif duran iki katlı ve sütunlu bir yapı formundadır. Bölgeyi fotoğraflayan bütün turistik broşürlerde bir şekilde onu görebilirsiniz. Gayet özenle yapılan restorasyonu da konuyla ilgili olanların dikkatini çekmektedir.

Celsus Kütüphanesi Hakkında İlginç Ayrıntılar

Yapıya adını veren Celsus’un ölümünden önce 25 bin denarius miras bıraktığı, bununla yapının eksiksiz tamamlandığı, bütün detaylarına varıncaya kadar süslendiği,  binayı ilk önce devrin Roma Konsülünün (valisinin) babası Celsus adına bir heroon (mezar anıtı) olarak düşündü. Kent merkezinde olduğu için izin alamadı.

Kitaplığa dönüştürdüğü ve babasının lahdini de bu yapının avlusuna yerleştirdiği Efes’in bu ünlü yapısı hakkında anlatılan diğer tarihi hikayeler içindedir. Güçlü Roma İmparatorluğu’nun bir valisinin şehrin planlama kurallarına saygı göstermesi ne ilginçtir aslında ve insana neler düşündürmektedir!

Giriş katındaki dört sütun arasında yer aldığı açıkça belli olan dört kadın heykelinin bugün kopyaları orada duruyor. Viyana Efes Müzesi’nde olan bilgeliğin sembolü Sophia’nın, erdem ve karakter sembolü Arete’nin, kader ve mantık sembolü Ennoina’nın, bilimin sembolü Episteme’nin orijinal heykellerinin memleket özlemi çektiğini düşünebiliriz ama geri dönmeleri artık çok zor. Celsus Kitaplığı önünde çekilen her fotoğraf bize biraz da bu gerçeği hatırlatmaktadır.  

 
  • Beğenenler
Cevapla
Cevaplar yükleniyor..