Mimetik Mimari

Güncelleme: 26 Eylül 2020 Kategori: Uzmanlık alanları
0 26 Eylül 2020

Dev bir şekerleme ya da kahve fincanından bir dükkan gördüyseniz, bilin ki mimetik mimari de oradadır. Hem ilgi çekici hem de eğlenceli görülen bu mimari sistem aynı zamanda zor da… Çünkü bazen kent mimarisine uyum sağlayacak asimetrik tasarımlar bazen de ciddi bir hassasiyet gerektiren magnifikasyonlar için milimetrik hassasiyet gerektiren projeler üretilir. 

Adından da anlayacağınız gibi mimetik mimari konseptleri, 1920’li yıllarda Amerika’da görülmeye başlamıştır. Önceleri dikkat çekmek için ortaya çıkan bu akım daha sonra adeta bir tasarım yarışına dönüşmüştür. Otoyol kenarlarında çok sık kullanılan bu konseptler, zamanla şehir içlerine de ulaşmaya başlamıştır. 

Mimetik Mimari Ne İşe Yarıyor?

Mimetik mimari, bir ürünü taklit ederek proje üretmektir. Yunanca “mimetikos” kelimesinden gelen bu akım, başlangıçta sadece binanın ticari amacıyla ilgiliydi. Sonraki zamanlarda en çok tercih edildiği formlar, eğlence merkezlerine dönüşmeye başladı. Mimari Emsal olarak da ifade edilen bu durum, bir balık restoranın balık şeklinde ya da haburgercinin hamburger şeklinde imar edilerek oluşturumlasını sağlamaktadır. 

Figüre analojik şekilde yaklaşılmasıyla mimari proje haline getirilmesini sağlayan bu durum, genel olarak projelerin döngüsel algoritmalarla detaylandırılasına yardımcı olmaktadır. Hem olumlu hem de olumsuz yönleri ele alınarak tasarlanan bu süreçler, projelerin memnun edici sonuçlarla ortaya çıkmasına destek olmaktadır. 

Mimesis Mimari Hakkında Daha Fazla Bilgi

Farklı kaynaklarda mimesis mimari olarak da adlandırılan bu akım, doğanın taklidi söz konusu olduğunda biraz değişime uğramaktadır. Platon’un idealar evreninde esinlenen ve taklitçiliği mimari projelere yansıtan bu biçim, toplumun değerlerine göre şekillenmektedir. 

Sanat eseri oluşturulurken, matematikten önce yaratıcılık gelir ve bunun doğaya uyarlanabilirliği ele alınır. Böylece yapılabilirlik belirlenmiş olur. Doğadan ilham alan bu duruma en iyi örnek bukalemumlardır aslında. Bukalemun, kendini savunmak için bulunduğu ortama göre renk değiştirir. Bu da mimesisin esinlediği doğal yapıdan bir örnek olabilir. Hastalıklar da bazen başka hastalıkların belirtileri tarafından taklit edilebilmektedir. 

Günümüzdeki Coronavirüsün gribal enfeksiyonlar ve zatürre gibi hastalıkların belirtileriyle taklit edilmesi gibi, mekanlar da bu şekilde taklit edilmektedir. Mimetik mimari ve benzer akımların ele alındığı bu süreçte, benzeşme üzerinden bir etkinin sağlanması hedeflenmektedir. 

 
  • Beğenenler
Cevapla
Cevaplar yükleniyor..